Bali Adası Gezilecek Yerler

Slovenya Günlükleri 1.Gün: Bled Gezilecek Yerler

Nisan 30, 2018

Bali Adası Ulaşım Rehberi

Nisan 30, 2018

Bali Adası Gezilecek Yerler

Nisan 30, 2018
Bohinj gezilecek yerler
bali ulaşım
ubud

Şu ana kadar Avrupa’ya dair bildiğiniz her şeyi unutun. Çünkü burada Avrupa’ya giderken bildiğiniz, sistemleştirdiğiniz şeyler Bali Adası’nda birşey ifade etmiyor. Endonezya’nın %85 inden fazlası müslüman iken bu adanın %90 nı  Hindu inancına mensup. Ayrıca dinlerine çok bağlılar. Balililer her ayın otuz beş çektiğine inanıyorlar. Balideki enterasan şeylerden bir tanesi de isimlendirme sistemi. Yeni doğan ister kız olsun, ister erkek olsun ailenin ilk çocuğu ise “Wayan”, ikinci çocuğu ise “Made”, üçüncü çocuk “Komang”…… diye devam ediyor. 5. çocukta tekrar başa dönülüp ilk isim alınıyor.

Dört milyonu aşmış nüfusuyla bu adada o kadar çok etnik grup, yerleşim yeri, doğal harika var ki… Yine şahane bir uygulama var adada. Yapabileceğin en yüksek ev, bahçendeki en yüksek ağacın boyu kadar olmak zorunda. Böylece yemyeşil doğa fazla tahrip edilmeden, beton kirliliğine maruz kalmadan doğa ile insanın uyum süreci devam etmekte.

Bali denilince çoğunda bıraktığı izlenim balayı adası olarak nitelendiriliyor. Oysaki Bali Adası sadece balayı adası olarak değil, aynı zamanda bir keşif ve aktivite adası olarak nitelendirilebilir. Adada hiking, rafting, kano, yürüyüş, fil safari…. ve bir çok aktivite yapabilirsiniz. Bunun dışında adada Hindular için kutsal sayılan tapınaklar, maymun ormanı, pirinç tarlaları gibi görmeniz gereken yerler de var.

Rehbere geçmeden önce Baliye gitmeden önce dikkat etmeniz, bilmeniz  gerekenler için Bali Seyahati Öncesi ve Seyahat Sırasında Dikkat Etmeniz GerekenlerBali Adası Ulaşım RehberiBali Konaklama Rehberi yazılarımı okuyabilirsiniz.

Bali Adası Gezilecek Yerler

Seminyak ve Çevresi

* Tanah Lot: Seminyak’ın kuzey tarafında yer alan bu tapınak Hindular için adadaki en kutsal tapınaklardan biri. Tanah Lot, 16. yüzyılda Java’dan Bali’ye gelen Nirartha adındaki rahibin, tapınağın üzerinde kurulduğu kayalığı görüp çok etkilenerek buradan ayrılmaması ve buraya tapınak yapılmasını öğütlemesi sonucunda yapıldığına inanılan, deniz çekildiğinde yürüyerek ulasilabilen hindu tapınağı.  Bali’nin en çok fotoğraflanan noktalarından biri olan Tanah Lot çok kalabalık olduğundan erken saatlerde gitmenizi tavsiye ederim.

Giriş ücreti: 60.000 rp. (yaklaşık 5 dolar), 6-12 yaş arası çocuklar için 30.000 rp.

Otopark giriş ücreti: Motorsiklet için 2000 rp. ,   araba için 5000 rp.

* Double Six Beach: Beach diyince aklınıza yüzebileceğiniz bir kumsal gelmesin. Buraya daha çok sörf yapmak, gün batımını izlemek için geliyorlar. Bali’ye özgü renkli şemsiyelerin, minderlerin atıldığı plajda bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Gel git etkisiyle akşam üzeri çekilen deniz plajda kötü bir görüntü bırakıyor. Her mekan kumsala dj getirmiş. Müzikler iyi ama yemekler kalitesiz sadece birşeyler içmenizi tavsiye ederim.

*Patato Head Beach Club: Seminyakta zamanınız varsa gitmenizi tavsiye edebileceğim, Bali’deki popüler yerlerden bir tanesi. Bu özel işletme 11’de açılıyor fakat en geç 10.30’da orada olmalısınız. Çünkü aşırı kalabalık ve insanlar sıraya giriyor. Günlük 500.000 IDR. (yaklaşık 45o tl)  harcamanız şartıyla havuzun etrafındaki localarda oturabiliyorsunuz. O kadar para vermem derseniz de havuzun arkasındaki şezlonglara yada çimlere uzanabilir, sadece yiyip içtiğinizi ödeyebilirsiniz. Mükemmel bir gün batımı var, müzikler oldukça iyi, kaliteli bir mekan.

*Ku De Ta Beach Club: Seminyakta kime sorsanız, yada ne yapayım diye sorsanız size mutlaka Ku De Ta beach kulübü önerecektir. Okyanusa karşı kokteylinizi yudumlamak istiyorsanız doğru adrestesiniz. Muhteşem bir gün batımı da cabası. İyi yemek, güzel müzik, bir şeyler içmek istiyorsanız ziyaret edebileceğiniz kaliteli mekanlardan biri diyebilirim.

Uluwatu ve Çevresi

* Uluwatu Temple: Julia Roberts’ın “Ye Sev Dua Et” filminde de geçen bu tapınak adaya gelipte mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Kayalıkların tepesine konumlanmış, muhteşem okyanus manzarasıyla, tapınak içinde gün batımında gerçekleşen Keçak dansı ile sizi büyüleyen bir tapınak. Girişte kadın-erkek demeden “sarong” denilen örtülerle belinize sarmanız isteniyor. Tapınağın girişinde maymunlar sizi karşılıyor. Tapınaktaki maymunlara çok dikkat edin, fotoğraf makinenizi, güneş gözlüğünüzü, renkli şeylere meraklı olduklarından aksesuarlarınızı alıp kaçabilirler. İnsanlara o kadar alışkınlar ki bazılarının omuzuna atlayıp fotoğraf bile çektiriyorlar.

Keçak dansı akşam 18.00 de tapınak içindeki anfi tiyatroda gerçekleşiyor. 1 saat süren bu dans 15-20 dk sonra sıkmaya başlayabiliyor fakat yine de gün batımına karşı görülmeye değer.

Tapınağa giriş ücreti: Yetişkinler için 30.000 ıdr, çocuklar için 20.000 ıdr.

Açılış saati: 09.00-18.00.

*Padang Padang Beach: Uluwatu çevresinde gezdiğimiz plajlar arasında en sevdiğim burası oldu. Hem iniş ve çıkışının diğer plajlara göre kolay oluşu hem de kumsalının daha temiz, daha kalabalık oluşundan dolayı diyebilirim. Bali denize girmek için uygun bir ada değil fakat yine de gireceğim diyorsanız tavsiyem burası olur. Plaja girişte herhangi bir ücret yok. Maymunlara burada da dikkat!

*Bingin Beach: İnişinin ve çıkışının oldukça zorlu olduğu bu plaja inince sizde göreceksiniz ki 30 yaş altı tüm Avusturalyalılar özellikle sörf için buraya gelmiş. Burada sörf dersi veren hocalar bulmanız mümkün.  Plaja inerken ve çıkarken bayağı söylensenizde, sahile indiğinizde ne kadar çok yapılaşmanın olduğunu göreceksiniz. Güneşlenmek için hiç uygun bir plaj değil. Plajda çok iyi kahve, taze meyve suları, smoothieler ve restoranlar var.

 

*Blue Point Beach (Uluwatu Beach): Benim tüm plajlar içindeki favorim burası. Mekanlar özellikle de yeme içme kısmında bahsedeceğim Single Fin Bar saatlerce vakit geçirmek isteyeceğiniz, tekrar gitmek için can atacağınız yerlerden bir tanesi.  Burası da kalabalık yerlerden biri. Özellikle de sörfçülerin işgali altında. Bir gün tekrar buluşacağız diyerek ayrıldım buradan.Girişte  otopark için 2000 ıdr gibi bir ücret ödüyorsunuz.

Ubud ve Çevresi

*Sacred Monkey Forest Sanctuary (Kutsal Maymun Ormanı): Ubud’a gelenlerin yapacakları popüler atraksiyonlardan biri bu ormanı görmek. Hindular bu ormanın ve içinde yaşayan maymunların kutsal olduğuna inanıyorlar.Ormanda 700 kadar maymun yaşamaktaymış. Orman, Ubud şehir merkezine yakın olarak konumlanmış. Keyifle ortalıkta yiyen içen maymunları görmek istiyorsanız gidin, korkuyorsanız sizin için oldukça zor bir deneyim olabilir. Girişte maymunlara vermeniz için muz satılıyor, alıp besleyebilirsiniz.

Giriş ücreti: Yetişkinler için 50.000 ıdr, çocuklar için 40.000 ıdr.

Açılış zamanı: 08.30-18.00.

*Tegenungan Rice Terrace: Ubud’dan yaklaşık 30 dk uzaklıktaki pirinç terasları için en uygun zaman Mayıs-Eylül arasındaki dönem. Bahsettiğimiz dönemler dışında gidiyorsanız da hasat toplanmış dahi olsa manzara yine de güzel. Yağışlı zamanlarda pirinç tarlaları arasında yürümek oldukça zor olabilir. Çok kalabalık olduğundan araç için yer bulmak oldukça zor olabiliyor. Biz arabayı uzağa bahsetmek zorunda kaldık. Yine terasın girişinde yerel halktan bir amca küfesiyle bekliyor, gelenlerle fotoğraf çektiriyor.

 

*Tegenungan Waterfall: Pirinç tarlalarına yakın konumdaki bu şelale yine vaktiniz varsa görmeniz gerekenlerden. Şelalenin iki giriş kısmı bulunmaktadır. Şöförümüz bizi daha sakin olan, çoğu kimsenin bilmediği şelalenin hemen arkasındaki kapıdan soktu. Bu kapı daha sakin olmasına rağmen diğer kapıdan girdiğinizde manzara daha fotoğrafik. Bundan dolayı da oldukça kalabalık, hediyelik eşya dükkanı, cafeler oldukça fazla iken otoparkta yer bulmak oldukça zor. Giriş ve çıkış tek yönlü olduğundan buradan çıkmak epey vakit alıyor.  Şelalede yüzmek debili aktığından zor, su çok kirli yüzmek için uygun değil, zaten buraya gelenlerin çoğunlukla fotoğraf çektirmek için geldiklerini, yüzmediklerini göreceksiniz.

*Campuhan Ridge Walk: Sizde bizim gibi pirinç tarlaları arasında yürüyüş yapmak istiyorsanız burayı mutlaka görmelisiniz. Ubud şehir merkezine oldukça yakın bu yolda pirinç tarlaları arasından yürüdükten sonra 2 km ilerisindeki kafede kahve molası verebilirsiniz. Turistler tarafında fazla bilinmeyen bu yolda sabah yada gün battıktan sonra yürümenizi tavsiye ederim.

 

*Ubud Palace (Puri Saren Palace): Ubud’a geldiğinizde tüm yollar buraya çıkıyor.Yani burayı gözden kaçırma gibi bir durum söz konusu olamaz.  Otellerin ulaşım hizmetinin de bu noktadan sağlandığı için tapınak ve çevresi kalabalık. Ubud Kraliyet ailesi tarafından da kullanılmakta ve hala içerisinde yaşıyorlar. Bundan dolayı tapınağın her yerini rahatça gezemiyorsunuz. Akşamları bu tapınakta Bali’ye özgü dans gösterileri düzenlenmekte.

*Ubud  Art Market: Burayı sanat galerisi sanabilirsiniz aslında pazar. Bali’ye özgü hediyelik eşya, ahşap aksesuar, kıyafetlerin satıldığı bu pazarda o kadar güzel şeyler var ki bir valizi boş getirseniz de olur. Pazarlık yaptığınız takdirde uygun fiyatlara çok güzel şeyler alabilirsiniz. Size teklif ettikleri ücretin en az 1/3 fiyatı verin.Pazar her gün açık. Pazarlık yapmadan bir şey sakın almayın!

*Pulina Coffee Plantation (Kopi Luwak Kahve Tadımı): Adaya dair en egzotik şeylerden bir tanesi de kahve tadımı. Nedir bu kopi luwak’ı meşhur eden? Asya’ya özgü civet kedisinin kahve çekirdiklerini tüketip, dışkılarının temizlenip belli işlemlerden geçmesi sonucu ortaya çıkan kahve Kopi Luwak kahvesi. Dünyanın en pahallı kahvesi sayılan bu kahveyi adada bir çok yerde tadabilirsiniz.

Bir çok tadım mekanı varken “Neden burası?” diye soracak olursanız, öncelikle pirinç tarlalarına 5 dk mesafede. Aynı zamnda tesis oldukça büyük ve pirinç teraslarına bakan mükemmel bir manzarası var. Mekanın otoparkına aracınızı park edip içeri girdiğinizde, çalışanlar biri tarafından karşılanıyorsunuz. Civet Kedisini yakından görebiliyor, kahvenin nasıl elde edildiğini, hangi işlemlerden geçtiğini adım adım görebilirsiniz.

Luwak kahvesinin yapımını öğrendikten sonra sizi tadım için masalara yönlendiriyorlar. Bir fincan Kopi Luwak kahvesinin siparişini verdikten sonra yanında denemeniz için ücretsiz 8 bardak farklı aromalara sahip kahve ve çay getiriyorlar. Benim favorim Ginseng ve Chocalate coffee oldu. Kopi Luwak kahvesinin de bir farkı var mı derseniz çok bi espirisi yok ama adaya gelmişseniz mutlaka denemelisiniz.

*Luwak kahvesinin tadım ücreti 5 dolar.

Diğer Bölgeler 

*Mount Batur: Halen aktif olduğu söylenen Batur Dağı’na sabah 5 gibi gidip gün doğumu yakalanmaya çalışılıyor. Biz çocuklu olduğumuz için gidemedik çünkü tırmanmak gerekiyor. Çok isteyipte yapamadığımız bir etkinlik oldu. Ada lokallerinin de  mutlaka gitmelisin dediği yerlerden olan bu dağa mutlaka tırmanın.!

*Pura Ulan Danau Bratan: Bedugül Bölgesi’nde Ubud’dan yaklaşık 2 saat mesafedeki bu tapınak benim gördüğüm tapınaklar içinde en etkileyici olanı. Bratan Krater gölü kenarına konumlanmış bu göl aynı zamanda bir dağın eteğinde 17. yüzyıldan kalma Hindu-Budist tapınağı. Adını Hint inanışına göre dünyanın ortasında bulunan kutsal dağ Meru’dan alıyor. 3,5,7,9 ve 11 katlı olabiliyor.  Kat sayısı arttıkça tapınağın önemide artıyor. Bu tapınağa giderken yolda karşılaştığınız manzaralar inanılmaz.

Açık Olduğu Saatler:08.00-18.00

Giriş Ücreti: 50.000 IDR( yaklaşık 4.5 dolar)

 

*Pura Tirta Empul: Gunung Kawi’ye yakın tapınak. Balide binlerce tapınak olmasına rağmen en kutsal sayılanlarından biri. Çok mistik bir tapınak. Tapınağa girerken kadınların saçlarının toplanması gerekiyor. Beline sarong bağlamanız isteniyor. Balililer bu kutsal suda yıkanıyorlar.

Giriş Ücreti:15.000 IDR

Yorumlarınızı Bekliyorum