Kopenhag Gezilecek Yerler

Gelişmişlikte Bir Dünya Markası:Kopenhag Gezilecek Yerler-I

Nisan 30, 2018

Kiev Gezilecek Yerler

Nisan 30, 2018

Gelişmişlikte Bir Dünya Markası:Kopenhag Gezilecek Yerler- II

Nisan 30, 2018
kopenhag gezilecek yerler
kiev gezilecek yerler
kopenhag renkli sokakları

Kopenhag gezilecek yerler rehberimizin ilk bölümünde Danimarka’ya dair ilginç bilgiler, ulaşım, konaklama, hava durumu gibi temel bilgilerden bahsettikten sonra ikinci bölümde gezilecek yerlerden bahsedeceğim. Bir önceki yazıda da söylediğim gibi Kopenhag’da gezilecek yerler birbirine yakın olduğundan yürüyerek keşfedebileceğiniz bir şehir.

Kopenhag havaalanından şehir merkezine ulaşım, şehir içi ulaşım, konaklama gibi bilgiler için tıklayınız

nyhavn

Kopenhag Gezilecek Yerler

Nyhavn: İnstagramda gördüğünüz 100 fotoğraftan 99 nun Nyhavn’a ait olduğunu söylersem abartmış olmam herhalde. Kopenhag’a gelenlerin ilk durak noktalarından biri olan Nyhavn, eskiden denizcilerin getirdikleri malları şehrin içine kolayca ulaştırabilmeleri için 300 yıl önce açılmış. 9 no’lu bina 1681’den beri hala ayaktaymış ve evin tasarımı o zamandan beri değiştirilmemiştir. Ülkenin en önemli yazarı Hans Christian Andersen 18,20,67 no’lu binalarda yaşamış.

Ekonomik bir gezi yapıyorsanız buradaki restoran ve cafelerde oturmayı düşünmeyin. Yalnız bir marketten biranızı alıp, rıhtım kenarında oturup günü bitirmek için ideal bir yerdir. Burası aynı zamanda tekne turlarının kalkış noktası ki zaten iki firma mevcut. Biri 80 kron, diğeri 50 kron. Aradaki farkın nedeni ise pahallı olanda İspanyolca dil seçeneğinin olması. Bu durum bizi etkilemeyeceğinden ucuz olanı tercih edin.

Denizkızı Heykeli: Önce denizkızının hikayesini anlatayım. 23 Ağustos 1913’te 100.yılını deviren deniz kızı, Danimarkalı bira üreticisi Carl Jacobsen’dan Kopenhag şehrine hediye edilmiş. Carl Jacobsen, Kopenhag’daki Kraliyet Tiyatrosunda peri masalına dayanan bir bale performansını izleyerek karaktere aşık olmuş. Hem bir masal hem de bale tarafından büyülenen Jacobsen, heykeltıraş Edvard Eriksen’i denizkızı heykeli yaratması için görevlendirmiş.

Mutlaka görülmesi gereken diye söylenip görmeseniz de bir şey kaybetmeyeceğiniz bir şey varsa kesinlikle bu heykeldir.Bir şehrin simgesi bu heykel nasıl olabilir hala anlamış değilim. Özellikle bizim gibi kışın gidiyorsanız, o soğukta, okyanusun kenarındaki o heykeli görmek için gelen yüzlerce kişinin başına toplandığını görünce şok oldum diyebilirim.Yazın gidin. Özellikle heykeli görmek için demiyorum ama yanında çok güzel bir park var.Hem heykeli görüp hem de o parkta keyif yapabilirsiniz.Bir de söylemeden geçemeyeceğim bu kızcağızın başına gelmeyen kalmamış. İki kez kafası kopmuş, bir kere kolu kesilmiş, bir kaç kez üzerine boya dökülmüş ama yine dimdik ayakta.

Christiansborg Sarayı: Slotsholmen adasında bulunan Christiansborg Sarayı, Danimarka Parlamentosu, Yüksek Mahkeme ve Devlet Bakanlığı’ndan oluşmaktadır.Sarayın bazı bölümleri, Kraliyet Ailesi tarafından çeşitli organizasyonlar ve etkinlikler için kullanılıyormuş.Aynı zamanda kulesi 106 metre ile Kopenhag’ın en yüksek binası.Kuleye çıkış ücretsiz.

*Sarayı gezmek isterseniz girmek istediğiniz bölüme göre ücretler değişiyor. Tüm noktalarını gezmek isterseniz kombine bilet 150 kron. Kopenhag kartınız varsa ücretsiz.

Stroget: Ekonomik markalardan tutun, en lüks markalara kadar her türlü bütçeye uygun mağazaları bulabileceğiniz şehrin ünlü alışveriş caddesi. Avrupa’nın en uzun yaya caddesi deniliyor olsa da 2013 ten itibaren Bulgaristan Plovdiv’deki caddeye bu rekorunu kaptırmış. Yerdeki karo taşları çok güzel, keşke bizim Beyoğlu Belediyesi’de bu caddeden feyz alıp bu şekilde İstiklal Caddesini döşese diye düşünmedik değil.

stroget

Christiania: Öncelikle size Christiania’dan bahsedeyim sonra başımıza gelen talihsiz olayı anlatayım. Takma adı “free state of Christiania” olan 70 li yıllarda hippilerce işgal edilmiş, hükümet tarafından hippiler çıkarılamayınca “alternatif toplumsal deney” olarak göz yumulması karar alınmış, kafa yapıcı ot ve ot mamullerinin serbestçe temin edilebildiği bir yer olması ile tanınan ama daha fazlasını içeren, Kopenhag’ın en çok turist çeken özerk bölgesi. Farklı bir oluşum. Biraz da Kopenhag turizmi için marketing malzemesi denilebilir. 40 yıldır belli şartlar altında varlığını sürdürmektedir.

34 hektarlık bir alanda kendilerine ait anaokulu, kafe, müze, berber, bar gibi yerler vardır. 1000 kadar nüfusu var. 300’ü çocuk. Devlete vergi ödemezler. Güvenliğiniz için ot satışının yapıldığı yerlerde fotoğraf çekmeyin. Bölgedeki yapılmaması gereken levhaları dikkate almanız sizin için daha iyi olur. “Koşmak” alarm belirtisi olduğundan sakın koşmayın.

Neyse bizde görelim dedik ve gittik. Zaten burda bir Kopenhaglı’ya sorarsanız ilk gidin dediği yer Christiania. İçeri girdikten yaklaşık 10 dk kadar sonra bir bağırış, çağırış, kaçanlar falan derken, biz ne olduğunu anlamadık. Ne yapıcağımıza da bilemedik. Meğerse polis baskını olmuş o kadar şanslıyız yani. Ama bir yandan da polisin giremediği bir bölge falan diyorlardı, bir de geçen yıl burda bir polis memuru öldürülmüş çatışmada. Bunları duyduğumuzdan biz de korku tavan. Mevsim itibariyle turist de yok ki ne yapıcağımızı bilsek. Koşmak alarm belirtisi olduğundan koşup kaçsak onlardan biriymiş gibi sanılıp polisin dikkatini çekebiliriz diye düşündük.

Vatandaşı olmadığın bir ülkede “gelde anlat derdini. Zaten illegal bir bölge. Nasıl bir açıklama yapılır ki… Ordan bir çıkışımız var, gülsek mi halimize, ağlasak mı bilemedim. Siz siz olun dikkatli olun. Eğer ki çocukla gidiyorsanız hiç tavsiye etmem. İnstagram hesabımda bu olayı anlatınca tedirgin, güvensiz hissettiklerini yazanlar oldu.  Bir daha Christiania mı? Uzak olsun.

 

christiania

Tivoli Bahçeleri: 1843 yılında kurulan, ulusal bir hazine ve uluslararası bir üne sahip bahçeleri masal yazarı Hans Christian Andersen, birçok kez ziyaret etmiş; Walt Disney ve diğer birçok ünlüler de bahçelere bayılıyormuş. Eğlence parkı, genç ve yaşlı şehre gelenler için bir çekim noktasıdır. Özellikle yazın ve çocukla da gidiyorsanız burası keyifli vakit geçirebileceğiniz bir yer. Tivoli, Belediye Sarayı’ndan sadece birkaç dakikalık yürüme mesafesinde bulunur ve Kopenhag Merkez İstasyonu ile en yakın komşu olduğundan ulaşım çok kolaydır.

İçindeki lunapark sadece çocuklar için değil, yetişkinlerinde gönlünü çalacak cinsten. Vertigo 100 km hızıyla 2014 te Avrupa’nın en iyi oyuncağı seçildi. 1914ten beri hizmet veren ahşap roller coaster dünyanın en iyi yedi tanesinden biri.

*Kış’ın belli günlerde açık olan parka giriş ücreti 100 kron, 3-12 yaş çocuklar için 50 kron. Kopenhag karta giriş ücretsiz.Detaylar için web sitesinden bakabilirsiniz.

Amelienborg Sarayı: Kraliyet ailesine dair şeyler beni çok fazla etkilemez hatta oldum olası itici bulurum bu tarz şeyleri fakat ilk defa bir Kraliyet ailesine dair binadan tutun, kapıda bekleyen askerlerin giyim kuşamına, tarzlarına kadar her şeyi çok beğendim. Özellikle de her gün saat 12’de gerçekleşen askerlerin nöbet değişim saatlerinde orada olmalısınız.

*Giriş ücreti 95 kron, 17 yaşa kadar çocuk ve gençlere ücretsiz. Kopenhag kartınız varsa da ücretsiz. Açılış saatleri ve daha fazla detay için web sitesi tıklayınız.

Döner Kule (The Round Tower): 17. yüzyıldan kalma kule ve gözlemevi Rundetaarn veya yuvarlak kule, Avrupa’daki en eski iş gören gözlemevidir. Gözlemevi halen amatör gökbilimciler ve birçok ziyaretçi tarafından kullanılmaktadır. Bu, kule sadece 36 metre boyunda olmasına rağmen yukarı çıkmak için yaklaşık 209 metre yürüyeceğiniz anlamına geliyor. Kopenhag’ı yukarıdan görmek istiyorsanız bu kuleye çıkabilirsiniz.

*Giriş ücreti 25 kron, Kopenhag karta ücretsiz giriş.

Rosenborg Kalesi: 17. yüzyılın başlarında en ünlü İskandinav krallarından IV. Christian tarafından yaptırılmıştır. Dünyanın en iyi Venedik cam koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmaktadır. Kopenhag’ın çok merkezi yerinde, çok güzel bir bahçesi var.

*Giriş ücreti 110 kron,17 yaşa kadar ücretsiz. Amalienborg sarayı ile kombine bilet alırsanız 155 kron. Kopenhag karta giriş ücretsiz.

rosenborg kalesi

Glyptoteket: 1888 yılında bira üreticisi Carl Jacobsen (1842-1914) tarafından kurulan sanat müzesi, sanatı etkileyici bir mimari çevrede birleştiren iki ana bölümden oluşuyor. Antikalar Bölümü, 3500 yıllık sanat ve tarih boyunca keyifli bir gezinti sağlayan Mısır, Yunan, Etrüsk ve Roma sanatının mükemmel koleksiyonlarına ev sahipliği yapmaktadır. Modern Bölüm 19. ve 20. yüzyılların Danimarka resim ve heykelleri ile aynı dönemin Fransız sanatı üzerine yoğunlaşıyor. Danimarka’nın Altın Çağı’ndan resimleri ve Gauguin’in 40’tan fazla eserini görebilirsiniz.

*Giriş ücreti 95 kron, Kopenhag karta ücretsiz giriş.

Carlsberg: Ülkenin en önemli bira markası Carlsberg’in tarihini öğrenmek hem de biralarından tatmak için merkez üssüne gidebilirsiniz. Dünyaca ünlü bira markasının bir çok çeşidi deneyimleyebilirsiniz. İsterseniz rehberli turlara katılabilirsiniz.

*Giriş ücreti:100 kron(1 bira dahil bu fiyata)

*Rehberli turlar:150 kron (giri ücreti dahil)

Daha detaylı bilgi almak istiyorsanız web sitesine tıklayınız.

Ulusal Müze: Danimarka’nın Kopenhag’daki Ulusal Müzesi, Taş Devri, Viking Çağı, Ortaçağ, Rönesans ve Modern Danimarka Tarihi’nden eserlere ev sahipliği yapıyor. Ulusal Müze, 1743-44’te yaptırılan The Prince’s Palace’da bulunur. Artık kraliyet ailesi tarafından kullanılmıyor, ancak Büyük Salon prenslere ve prenseslere uyacak kadar zarif görünmeye devam ediyor.

*Giriş ücreti 85 kron, Kopenhag karta giriş ücretsiz.

Kopenhag’ın Renkli Sokakları

Sizde benim gibi Kopenhag’da renkli fotoğraflar çekmek istiyorsanız size vereceğim adreslere gidin, en renkli fotoğrafları çekeceğinizin garantisini veriyorum.

  • Larslejsstraede
  • Sankt Hans Gade
  • Sofiegade
  • Overgaden Oven Vandet
  • Nyhavn
  • Gernersgade
  • Magstraede
  • Olufsvej

Şehri Panoramik İzleyeceğiniz Kuleler

  • The Round Tower (25 kron)
  • Church of Our Saviour (45 kron)
  • City Hall (30 kron)
  • Christiansborg Tower (ücretsiz)

Ekonomik Yeme – İçme 

Michelin yıldızlı restoranların fazla olduğu bir şehirden bahsedince, üzerine bir de kuzey ülkelerinin pahallığı eklenince gözünüz korkmuş olabilir. Evet, fazlasıyla pahallı bir şehir. Ancak yine de her bütçeye uygun yerler bulmak da zor değil.

  • Dalle Valle (Sınırsız açık büfe 79 kron)
  • Banana JOE (Hamburgerci ortalama 50 kron)
  • Pizzeria La Fiorita (İsminden de anlaşılacağı üzere İtalyan- pizza ağırlıklı ortalama 60 kron)
  • Ankara Restoran (Türk mutfağı sınırsız açık büfe 49 kron, bir akşam gittik çok memnun kaldık)
  • Papiroen (Kışları kapalı olduğu için gidemedik, her türlü dünya mutfağını bulabileceğiniz food court)

kopenhag

Kopenhag ve diğer seyahatlerim için beni instagram bavulumdakihikaye adresinden takip edin, bavulumuzu birlikte hikayelerle dolduralım!

 

Leave a comment