Glasgow Gezilecek Yerler - Bavulumdaki Hikaye

Kazdağları Gezilecek Yerler

Mayıs 3, 2018

Karnımızda Kurt Değil Ayı Var: Lviv’de Ne Yenir ?

Mayıs 3, 2018

Glasgow Gezilecek Yerler

Mayıs 3, 2018
empty image
empty image

Aylardan Ekim. Türkiye’de hava mis. Pastırma sıcağı  diyolla ya ondan işte. Ben yaz bitsin, bıktım şu sıcaklardan nağmelerini mırıldanırken, eşimin işi dolayısıyla İskoçya’ya (Glasgow’a) gittik.Kuzeyde oluşundan mıdır yoksa kuzey insanının soğuk oluşundan mıdır nedir Birleşik Krallık’taki hiç bir ülke yıllardır ilgimi çekmedi. Gezginlerin, seyahat severlerin bir “Bucket list”i (ölmeden önce yapmanız gerekenler listesi) vardır. Benim listemde İskoçya yoktu piyangodan çıktı ama gittikten sonra anladım ki ne büyük eşeklik etmişim listeye koymamakla. Bir de Game of Thrones hayranı olup, yeni sezonu heyecanla bekleyenlerdenseniz İskoçya’ya gitmek için ikinci bir sebebiniz var. Çünkü dizinin bazı bölümlerinin çekildiği ülkelerden biri de İskoçya. Nisanda yeni sezon başlıyor bi hatırlatma yapim dedim. Gevezeliği bırakalım “Glasgow Gezi Rehberi ‘ne göz atalım. Buyrun bakalım!


Glasgow’a Ulaşım&Hava Durumu&Konaklama&Gereksiz Bilgiler

İskoçya’ya Türkiye’den Türk Hava Yolları’nın sadece Edinburgh seferleri mevcut. Glasgow şehrine gitmek isterseniz :

-Thy ile 4.30 dk da Edinburgh’a gidip oradan 1 saatlik bir karayolu ulaşımı (Megabus ve National Express firması) ile ulaşabilirsiniz.

– Londra’dan otobüsle Glasgow 6-10 saat arası sürer.

-Londra’dan uçakla Glasgow’a çok sık sefer mevcut. Ortalama uçuş süresi 50-55 dk.

-Son seçenek ise Avrupa’daki her hangi bir ülkeden aktarmalı olarak Glasgow’a ulaşabilirsiniz.

-Şehir içi ulaşıma gelince şehir küçük olduğundan her yere yürüyerek gidebilirsiniz.  “Bir şehri tanımanın, keşfetmenin en güzel yanı yürümektir” sloganıyla kaldığımız bir hafta boyunca sadece bir iki kez otobüs kullandık. Yürümeyi sevmeyenlerdenseniz otobüs ve taksi kullanabilirsiniz. Otobüse bindiğinizde paranızın tam olmasına dikkat edin yoksa şöför para üstünü vermiyor. Fiyatlar gideceğiniz yöne göre değişiklik gösteriyor.

-Glasgow’a  indiğimizde yüzümüze öyle bir soğuk hava çarptı ki kendimize geldik. Gece yarısı oluşuna verdik, gün içerisinde öyle olabileceğini düşünmedik ama çok yanılmışız. Siz siz olun aldanmayın. Kalın ne kadar kıyafetiniz varsa getirin ve giyin. Çok üşüyen biri olmayan ben donmadığıma şükrediyorum.

-Bu ülkeye gelinecek en iyi mevsim bence Haziran- Temmuz-Ağustos ayları. Hem bu aylarda gelirseniz festivallere denk gelme olasılığınız da çok yüksek.

-Yılın çoğu yağışlı, hava sürekli kapalı. Kaldığımız süre zarfında ilk bir kaç gün hava güneşliydi ve yağmura denk gelmedik. Burada yaşayanlarla konuşunca çok şanslı olduğumuzu böyle güneşin nadir olduğunu söylediler. Her ne kadar bize sıcak gelmese de İskoçlar güneşli havayı fırsat bilip incecik giyinmişler hatta şort, askılı bile giyenler gördüm. Naz (7 aylık)  üşüyecek hasta olacak diye korkarken İskoç bebeler montsuz hatta çorapsız dolaşıyorlardı. Sonraki bir kaç gün boyunca aralıklı yağmurlara denk gelsek de gezmemizi engelleyecek şiddette değildi. Gezmemize engel olmaya çalışan aşırı soğuktu. Buna rağmen yılmadık dolaştık. Isınmak için arada bir kahvecilere girdik sonra tekrar dolaşmaya devam. Yanınızda mutlaka yağmurluk, atkı, bere, şemsiye bir de su geçirmeyen rahat bir ayakkabı almanızı tavsiye ederim.

-Glasgow’da kalınacak yerler sorusuna cevap bütçenizle orantılıdır. Biliyorsunuz ki Glasgow çok pahallı bir şehir. Şehre gelenlerin tercih noktası Barras bölgesi. Biz tercihimizi Hiltondan yana kullandık lokasyon olarak çok merkezi bir noktada olmasa da taksi ile ortalama 10-15  pounda şehrin turistik bölgelerine gidebilirsiniz. Hilton’dan yürüyerek ortalama 20 dk da Buchanan Caddesi’ne varabilirsiniz.

-Türkiye’den 2 saat geridedir.

– İngilizce dışında İskoçça(Galce) da konuşulmaktadır. İngilizcelerini anlamak gerçekten zordu. Farklı bir telaffuz şekilleri var. Şimdiden kolay gelsin.

Şehirdeki tüm müzeler ücretsiz.

– İskoçlar içme suyunu musluktan kullanmaktadır. Alışkın olmadığımız için içemedik. Küçük pet şişe su 1.5 pound.

Bol oksijen, temiz hava, berrak sular, kilometrelerce uzanan çayırlar, en az yüzyıllık taş binalar, gotik mimarı, koyunlar, ırnbru,haggis, viski, gayda, kilt İskoçya’yı tanımlayan kelimeler.

– Trafik soldan akmakla birlikte direksiyon sağ taraftadır. Dolayısıyla araba kiralamak istediğinizde trafik bizdekinden tam tersi aktığından kafanız karışabilir. Aman DİKKAT!

Glasgow Gezilecek Yerler

Buchanan Street: Tasarım mağazalar, hoş kafelerin olduğu bir kaç saatinizi harcayabileceğiniz trafiğe kapalı olan caddedir.  Gayda çalan birilerini mutlaka bu caddede görebilirsiniz. İtiraf edin küçükken hepiniz etek giyen erkekleri duyunca gülmüşsünüzdür.  Eminim ki bugün aramızda giymek isteyen erkeklerde vardır ama bizim toplum hazır değil:)) Etek espirisini sakın bir İskoç’a yapmayın. Bunu ulusal bir hakaret olarak kabul ediyorlarmış. İskoçya’da bu 500 yıllık bir gelenek. Eteklerine “kilt” adı veriliyor. Renk tonlarının ve desenlerinin farklı olması farklı bir klandan geldiklerinin göstergesi. İskoçlar hala bugün düğünlerde, balolarda, özel organizasyonlarda kilt giymektedir. İskoçya’da bu kiltlerden kiralayabileceğiniz çok sayıda dükkan Buchanan’da bulabilirsiniz. Yine bu cadde üzerinde magnet, iskoç kaşmiri (Burberry dahi kaşmiri bu ülkeden temin ediyor.), atkı, eldiven, polar, viski, vs bir çok hediyelik eşya alabileceğiniz dükkanlarda yoğunlukta.

Kelvingrove Art Museum& Gallery – Kelvingrove Park: Glasgow’a geldiğinizde uğramanız gereken yerlerin başında geliyor. Bina neo-klasik mimarinin en güzel örneği. Genç-yaşlı herkesin keyifle gezebileceği bir müze.

(Kelvingrove Park)

Müzede “organ” adı verdikleri enstrümantal belli saatlerde çalınıyor. Salvador Dali’nin eserlerini görebilirsiniz. İçerisinde hediyelik eşya dükkanı ve kafesi var. Yine anneler için emzirme ve alt değiştirme üniteleri mevcut.

* Müzeye giriş ücretsiz.

* Pazartesi-Cumartesi 10:00 -17:00, Pazar 11:00-17:00

– Müzenin yakınında yine müzeyle aynı adı taşıyan Kelvingrove Park var. Bu parkta keyifli, huzur dolu saatler geçirebilirsiniz. Park hafta içi ve sonu oldukça kalabalık. Byres Road’a yakınlığı nedeniyle de müzeden çıkışta çeşitli cafe, barlar hemen yanı başınızda olacak.

University of Glasgow : Gördüğünüzde “vay be” diyeceğiniz, kıskançlık krizleri içerisinde kıvranacağınız, okuduğunuz üniversitenin anaokulu ayarında olup olmadığını düşündürtecek şükela bir mektep işte.  1451 ‘ de kurulan üniversite İngilizce konuşan ülkeler arasında dördüncü en eski üniversite olma özelliğini taşımaktadır. Gotik mimarinin en iyi örneği. Harika bir mimari ve taş işçiliği. Üniversite içinde rehberli turlara katılabilirsiniz.

Üniversitenin içindeki binaların iç ve dış bahçeleri inanılmaz güzellikte. Üniversitenin iç bahçesindeki devasa ağacın altında oturan, ders çalışan, uzanan, müzik yapan öğrencileri görebilirsiniz. Dış bahçeye çıktığınızda şehir manzarası ile karşılaşabilirsiniz.

George Square- City Chambers: Glasgow’un merkezinde, Buchanan Street’e çok yakın mesafede. Etrafında dükkanların, cafe, restoran, barların bulunduğu meydan.  Belediye binası George Meydanı’na bakmaktadır. 1888 yılında tamamlanan binaya günde iki defaya mahsus ücretsiz turlar düzenlenmektedir. Belediye Binası hala aktif olarak hizmet vermektedir.

Riverside Museum: Araba, bisiklet, lokomotif vs. ulaşıma dair ne varsa sergilendiği müze. Avrupa’da 2013’te yılın müzesi seçilmiştir. Güzel bir müze olmasına rağmen yılın müzesi olmasına saşırdım doğrusu. O kadar abartılacak bir yanı olduğunu düşünmüyorum.

*Giriş ücretsiz.

*Her gün 10.00-17.00 arası açık.

The Tall Ship at Glasgow: Riverside Müzesi’nin hemen önünde sergilenen bu tarihi gemi aslında bir kargo gemisidir. İçerisine girip dolaşabiliyorsunuz. İçerisinde ufak bir hediyelik eşya dükkanı ve kafe var.

*Giriş ücretsiz.

Glasgow Yeme-İçme

İskoçya’ya gittiğinizde gözünüzün döneceği, midenizin bayram edeceği, yemekten midenize krampaların gireceği bir mutfak beklemeyin. İskoç mutfağı diyebileceğiniz mutfak yok. Var dersek bizim mutfağımıza saygısızlık etmiş oluruz. İskoç yemekleri arasında en ünlüsü Haggis’tir. Sakatatlardan elde edilen bu yemek üç saat kaynatıldıktan sonra kıyma haline getirilip çeşitli sebzeler, baharatlar ve salça eklenerek yapılan bir yemektir. Patatesle servis edilir. Tadına baktık ama damak zevkimize hitap ettiğini söyleyemeyeceğim.

-İskoç kahvaltısı domuz pastırması, omlet, black pudding (domuz içerikli), mantar ve kızarmış ekmek, kuru fasulye içerir. Tercihiniz bunlardan yana değilse yine Avrupa tarzı kahvaltılar bulabileceğiniz yerler mevcut. Otelin kahvaltısı dışında da bir kaç yer denedik. Bunlardan en güzeli Celino’s. Bizdeki Namlı ayarında şarküteriden seçiyorsunuz getiriyorlar. Dilerseniz sandiviçte yaptırabiliyorsunuz. Mekan çok büyük olmadığından ve genellikle yoğun olduklarından gitmeden rezervasyon yaptırmalısınız.

*620 Alexandra Parade | Dennistoun, Glasgow G31 3BT

-İngiltere’de olduğu gibi kahvenin yanı sıra beş çayları da oldukça popüler. Çay içmeyen birisi olduğum için gidip deneyimlemedim fakat orda yaşayan arkadaşım Willow Tea Rooms adlı yeri tavsiye etti. Gitmek isteyenler için iki şubesi var. En bilinen Buchanan Street üzerindekidir.

*97 Buchanan Street, Glasgow G1 3HF

-Kahve için Riverhill Coffee Bar Glasgow’daki en iyi kahvecilerden diyebilirim. Küçük bir mekan. Kekleri oldukça lezzetli.

*24 Gordon Street, Glasgow G1 3PU,

-Orada yaşayan arkadaşlarımızla Nando’s isimli restorana gittik. Bir kaç şubesi olan bu restoran o kadar kalabalıktı ki inanamadım. İçeride oturanlar olduğu gibi dışarıda sıra bekleyenlerde vardı. Biz rezervasyonlu gittiğimiz için sıra beklemedik ancak yemeklerin gelmesi çok uzun sürdü. Çeşitli soslarla tatlandırılmış tavuklar enfesti diyebilirim. Porsiyonlar oldukça büyük. Ona göre sipariş vermelisiniz.

* Wintergarden, Silverburn Shopping Centre | 763 Barrhead Road

-Fast food tarzı hızlı atıştırmalık sevenlerdenseniz  öğle yemeği için  tavsiyem Hanmade Burger Co. Mexican Burger yemelisiniz. Ev yapımı gibi o kadar lezzetliydi. Şu satırları yazarken bile canım çekti. İçecek olarak tavsiyem irnbru içmelisiniz. Bende oraya gittiğimde öğrendim. Bizdeki Niğde Gazoz’u, Ufuk Gazoz’un İskoç şubesi. Portakal aromalı, İskoçların milli içeceği.

Yorumlarınızı Bekliyorum